Küçük Tavşan ve Gezgin Kartal – Yeni Başlık Önerisi

Küçük tavşan ormanı keşfetmeyi çok seviyor; herkesin görmediği yerleri görmek istiyor ve bu hayali için sabırsızlanıyor. Günlerden bir gün, gezgin bir kartal yanına konmuş ve yol arkadaşı aradığını belirtmiştir. “Dünya üzerinde farklı yerlere birlikte gezelim mi? Haydi, bana yardım edebilecek birini arıyoruz” demiştir. Bu çağrı, o anda ormanda sessizliğe bürünmüştür.
Birçok hayvan, bu zorlu görevi üstlenmekten çekinmiş; dünyayı gezip bilgi toplamak ne kadar ağır bir sorumluluk olsa da kimse cesaret edememiştir. Akşam karanlığı çökmeye yaklaşırken kartal, isyan edercesine isteklerini yineledi ve çığlık atar gibi sormuştur: “Beni tek başıma mı bırakıyorsunuz?”. Bu sözler üzerine bilge baykuş ortaya çıkmış ve duruma ışık tutmuştur: Küçük tavşan, senin yanına gelmedin mi? Tavşan utangaçça başını sallamış, kendi yetersizliğini ve korkusunu itiraf etmiştir.
Gezgin kartal, nazikçe tavşanın yanına yaklaşmış ve konuşmuştur: “Korkma, sana güveniyorum. Seni yanımda götürmekten memnun olurum.” Tavşanın yüzünde bir utanç kırmızısı belirmiş; fakat bu sözler, içindeki cesareti ortaya çıkarmıştır. “Elbette gelmek isterim!” diye cevaplamış ve bu karar onları yeni bir maceraya sürüklemiştir.
Ertesi sabah erkenden, tavşan kartalın evinin önüne gelmiş ve birbirlerine gülümseyerek günaydın demişlerdir. Tavşan güvenli bir şekilde kartalın sırtına atlamış ve yolculuk başlamıştır. O andan itibaren ikili, yaşadıkları ormanın sınırlarını aşarak dünyanın farklı köşelerinden haberler toplamaya devam etmişler; birlikte geçirdikleri her an, maceradan maceraya yuva kurmaya çalıştılar. Bu dostluk ve işbirliği, onların ömürleri boyunca sürdü ve hikâyelerine anlam kattı. Bu öykünün sevgiyle seçildiğini belirten küçük kardeşim Yunus Alperen’e selamlar…




