1-2 Yaş Masalları

Birikmiş Sandık: Balıkçı ve Cinin Sıradışı Öyküsü

Balıkçı, yoksul ve çalışkan bir aileye bakarken her gün denize açılırdı. Vardığı günün sonunda avını satarak geçimini sürdürürdü; fakat bir gün ağını denize atınca balık yerine eski bir bakır kavanoz çıktı. Kapak mühürlüydü ve üzerinde anlaşılmaz semboller vardı. Merakına yenik düşen balıkçı, kavanozu açmaya karar verdi. Kapak zorlukla açıldığında içinden yükselen duman, yavaş yavaş giderek gökyüzüne kadar ulaşan bir bulut haline geldi. Dumanın içinden korkunç bir cin belirdi.

Cin, özgürlüğüne kavuştuğu için önce sevinmiş, sonra konuşmaya başlamıştı. Eskiden çok güçlü ve kibirli olan cin, bir büyücü tarafından cezalandırılarak bu kavanoza hapsedildiğini anlattı. İlk yüz yıl içinde serbest kalınacağı sözüyle bedeller ödenmesini umuyordu, ama kimse gelmedi. İkinci yüz yılda dünyanın en görkemli saraylarını vaat etti, yine kimse adım atmadı. Üçüncü yüz yılda öfkesi büyüdü ve şimdi kavanozdan çıkıp kurtaracak kişiyi öldürmekle tehdit ediyordu.

Balıkçı, korkusunu yenecek kadar zekiydi ve cinle sakin bir sohbet başlattı. “Sen o kadar büyüksün ki, bu küçük kavanoza gerçekten sığdın mı, inanmak güç!” diye espriyle yaklaşınca cin öfkeden titredi ve kendini kanıtlamak için yeniden duman olup kavanoza girdi. Balıkçı hemen kapağı kapatarak ci ine tutsak etti. Cin, pişman olduğunu söyleyince balıkçı onu affetti ve bu kez söz vererek kendi denizden güzel balıklar getirmesini istedi.

O günden sonra balıkçı her gün ağına güzel avlar çeker ve ailesiyle birlikte huzurlu bir yaşam sürerler. Zekâsı ve merhametiyle köyün de yüzünü güldüren balıkçı, kazancını paylaşmayı unutmaz; fakir komşularına yardım eder, onların yüzlerini güldürürdü. Zamanla ünü yalnızca köyde değil, çevre köylerde ve şehirlerde de yayıldı. İnsanlar onun balıklarını tatmak için uzaktan akın ederlerdi. Bu ilgiyi karşılamak üzere balıkçı bir pazar kurdu ve köydeki herkese istihdam kapısı açtı.

Bir süre sonra, dünyanın uzak bir köşesinden gelen bir tüccar, balıkçıya olan hayranlığını belirtti ve abartısız bir övgüyle en güzel balıkları sipariş vermeye başladı. Böylece yıllar geçtikçe ünü büyüdü ve tüccar her yıl düzenli olarak balıkları almak için gelirdi.

Zamanla köy halkı mutlu oldu; balıkçı, topladıkları güzellikleri paylaşırken köyün kaderi değişti. Cin ile kurduğu beklenmedik dostluk, yalnız kendi hayatını değil, bütün köyü dönüştürdü.

Böylece masal burada son buldu: balıkçı, zekâ ve iyi yüreğiyle ailesini ve köyünü refaha taşıdı. Bu hikâye, doğanın güçlerine olan saygıyı ve paylaşmanın önemini hatırlatır. Ayrıca Binbir Gece Masalları kategorisinde masal yazıp göndermenizin, çocukların uykuya dalmalarını kolaylaştıracağını ve bağış yoluyla doğaya destek sağlandığını hatırlatır. Masal göndermek için aşağıdaki resme tıklayabilirsiniz. Gönderilecek masalar sayesinde her ay Tema Vakfı’na fidan bağışı yapılıyor ve çocuklar için daha güzel bir dünya yaratılıyor.
Birikmiş Sandık: Balıkçı ve Cinin Sıradışı Öyküsü

Birikmiş Sandık: Balıkçı ve Cinin Sıradışı Öyküsü

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

ataşehir escort maltepe escort kadıköy escort kartal escort maltepe escort pendik escort