Güneşin Etrafında Dönen Gezegenler Arasında Birleşen Duygular
Bir zamanlar uçsuz bucaksız gökyüzünde, milyonlarca yıldızın arasından sıyrılan yedi gezegen, güneşe doğru dönen bir düzenin parçasıydı. Her biri kendi gücünü gösterme peşindeydi; aralarında büyüyen rekabet, zamanla gereğinden de ağır bir hal almıştı. Kendilerini överken diğerlerini küçümserler, bu yüzden aralarında sürprizli çekişmeler doğardı.
Bir gün güneş hepsini topladı ve sohbet ederken herkes kendi değerini hatırlatır, aslında ortak amaçlarını unutarak birbirine laf atmaya başlarlar. İlk konuşmayı Merkür yapar ve “Ben sana en yakın gezegenim; bu yüzden sıcak bir iklim yaratırım; Mars gibi soğuk değilim.” diyerek karşısındakini hafife eder. Mars, bu sözlere sinirlenir ve “Soğuk bile olsam insanlar benimle ilgilenir; onların yaşam merakını tetiklerim” diye cevap verir.
Sonra Dünya devreye girer ve “İnsanlar için en güvenilir ve en elverişli gezegen benim; maviliklerim ve canlı yaşamını barındıran yuva oluşumumla bilinir.” der. Venüs ise ona benzer olduğunu hatırlatarak “Ama kendini çok önemli sanma; ben de gizli benzerlikler taşıyorum” diye sözünü sürdürür. Bu karşılaştırmalar sürerken Jüpiter sertçe araya girer ve “Dünya’ya benzerliğin ötesinde, en büyük gezegen benim; hızlı dönüp kendinizi daha çok göstermekten vazgeçin” uyarısında bulunur.
Uranüs, farklı tarafını gösterir ve “Yana yatan görünümümle sıradan değildim; sizlerden ayıran özel bir yönüm var” diye övünür. Neptün’ün kendini övmesi için sözünü kesecek olan Satürn, “Sen henüz konuşmaya başlamadan hatırla: Uzak olan sensin; ayrıca halkalarım var ve bu, beni sizden ayrı kılar” diyerek daha farklı bir duruş sergiler.
Bu patırtının arasında güneş sakinliğini korur ve herkesin aslında büyük bir görevi olduğu gerçeğini hatırlatır: “Koskoca evrende her biri değerli olan milyonlarca küçük gezegen bile bana olan yakınlıkları ve uzaklıklarıyla önemli bir yer tutar. Hepinizin adınız var; birlikte dönüp düzü bir uyum kurmalıyız.” Bu sözler, gezegenleri utandırır ve kırgınlıklarını unutturacak bir barışa götürür. Her biri kendi hatasını anlar, özür dileyerek güneşin etrafında sessizce dönmeye devam eder; artık birbirlerine saygıyla bakar ve şarkılarına ortak bir ağaç gibi bağlı bir uyumla devam ederler.




