5-6 Yaş Masalları

Keloğlan’ın Zenginlikte Saklı Dersleri

Bir zamanlar, zamanın akışıyla yoğrulmuş bir köyde çalışkanlığıyla bilinen Keloğlan yaşarmış. Çok emek veren, para kazanma ümidiyle köyünden ayrılıp şehre doğru yola koyulmuş. Günler birbirini kovalamış, ama bulduğu işler düzensiz ve kısa sürmüş; beş gün çalışır, üç gün boş gezer, bir hafta çalışır, on gün beklermiş. Çalıştığı günlerde kazancı biraz artar, boş kalan günlerde ise geçimini sağlarmış. Neticede elde edilenin hep kısıtlı olduğunu düşünürmüş. Bir gün, sürekli olarak çalışacağı bir iş ve birikimler hayaliyle daha iddialı bir hedef kurmuş: bolluk içinde bir ev, içini dolduracak yeni eşyalar ve rahat bir yaşam.

Ülkesinde hangi şehre giderse gitsin bu durumun değişmeyeceğini fark etmiş. Çocuklukta duyduğu ‘zenginler ülkesi’ hayaliyle bu ülkeden bir umutla ayrılmış ve uzun bir yolculuğun ardından oraya varmış. Kapı önünde çardaklı bir evin önünde oturan bir adamla karşılaşmış. Keloğlan açılışta çalışmak istediğini ve iş aradığını söylemiş; adam dikkatle bakmış ve ona şu soruyu yöneltmiş: “İş bulursan ne yapacaksın?” Keloğlan ise “Çalışıp para kazanacağım” demiş.

Adam susturucu bir kahkaha atmış ve “Parayı ne için kullanacaksın?” diye sormuş. Keloğlan, temiz elbiseler, bir bağevi, ev ve yeni eşyalar gibi planlarını anlatınca adam güldü. “Bu ülkede para kullanılmaz; her şey bedava olur. Dere akar, çardak altında uyunur; temiz giysiler dağıtılır, ücretsiz yemek üç öğün bulunur. Bahçede meyve ağaçları boldur. İşte burada rahatlıkla yaşarsın; kira yok, satın alma yok. Yine de burada, bağımsız bir hayatın temelleri kurulur.”

Keloğlan o gece and olsun diye kendi evine gitmiş gibi hissetmiş. Adamın çardak karşısına kendi çardakını kurmuş ve akşama kadar dinlenmişler. Akşam yemeğinde komşuyla birlikte geniş ve çeşitli sofralar kurulmuş; yemekler bolluğuyla dudak uçuklatırmış. Keloğlan bu zenginliğe dair şaşkınlık yaşarken masa başında ağır yemiş, mideleri doymuş. Sabah olduğunda kahvaltıya gidilecekmiş; ballı ekmekler, börekler ve tatlılar eşliğinde güne devam etmişler.

Zamanla Keloğlan kilo almış ve köylüler onu “Şişmanoğlan” diye çağırmaya başlamışlar. Rüyasında kendini devasa bir sofrada bulduğu an, Şişmanoğlan’ın kendisini yemeden önce uyandırılıp hatırlatılan bir uyarı ile yüzleşmiş. Rüyasında gördüğü uyarı, gerçek dünyada da ayni şekilde karşısına çıkmış: Aileni, sağlığını ve emek gücünü koruman için çalışmak gerekmiş; zenginlikler gelip geçiciymiş.

Ertesi sabah, Şişmanoğlan’ın korku dolu uykusundan uyanan Keloğlan, gördüğü uyarının doğruluğunu kabul etmiş ve zenginler ülkesiyle olan bağını koparıp, eski bildiği çalışkan yola dönmeye karar vermiş. Memleketine dönüp, eskiden olduğu gibi çabalayacağı günlerin yakında olduğunu biliyormuş.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

ataşehir escort maltepe escort kadıköy escort kartal escort maltepe escort pendik escort

maltepe escort
kartal escort
ataşehir escort